21 Ağustos 2016 Pazar

Kurbanımız "Kurban" Oluyor mu?

Bir Kurban Bayramı’na daha yaklaşmanın huzur ve heyecanını yaşıyoruz. Mali yönü bulunan önemli ibadetlerimizden biri olan kurban ibadetinin; bizler, ailelerimiz, milletimiz, devletimiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ederiz.

İbadetlerimiz, yalnızca iyi niyetle değil; aynı zamanda dinimizin belirlediği ölçü ve şartlara riayet edilerek yerine getirildiğinde anlam ve değer kazanır. Nasıl ki namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibadetlerde birtakım farzlar, vacipler, şartlar ve usuller bulunuyorsa; kurban ibadetinde de dikkat edilmesi gereken bazı dinî ölçüler ve şartlar vardır.

Bu şartlar, fıkıh kitaplarımızda ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve hangi hayvanların kurban olabileceği, bu hayvanlarda aranacak nitelikler, yaş sınırları ve kusur durumları detaylı biçimde açıklanmıştır. Bu yazımızda söz konusu meselelerin tamamına temas etmeyecek; özellikle ülkemizde genellikle ihmal edildiğini gördüğümüz önemli bir hususa dikkat çekmeye çalışacağız.

Bilindiği üzere kurban olarak kesilebilecek hayvanlar; koyun, keçi, sığır, manda ve devedir. Ancak bu hayvanların kurban edilebilmesi için yalnızca bu türlerden olmaları yeterli değildir. Aynı zamanda dinen belirlenen yaş sınırını doldurmuş olmaları da gerekmektedir. Fıkıh literatüründe bu yaş sınırı “seniyy” kavramıyla ifade edilmiştir.

Konuya dair hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:

Müsinne’den (yaş sınırına uygun olan) başkasını kesmeyin. Ancak size (böylesini) bulmak güç gelirse, bu takdirde koyun türünden ceza’ (yaşına basmamış olan) olanı kesin.”[1]

Bu hadis-i şerif, kurbanlık hayvanın yaş şartının ibadetin sıhhati açısından ne kadar önemli olduğunu açıkça göstermektedir. Dolayısıyla kurbanlık hayvan seçerken sadece görünüşüne, kilosuna veya fiyatına değil; dinen gerekli yaş sınırını taşıyıp taşımadığına da özellikle dikkat edilmelidir.

Mezheplere göre kurbanlık hayvanlarda yaş sınırı tabloda belirtildiği şekildedir:[2]


Hanefi
Şafii
Hanbeli
Maliki
Koyun
1 yaşını tamamlamış, Gösterişli olursa 6 aydan sonra da kesilebilir
1 yaşını tamamlamış veya ön dişleri düşmüş olmalıdır
1 yaşını tamamlamış, Gösterişli olursa 6 aydan sonra da kesilebilir
1 yaşını tamamlamış
Keçi
1 yaşını tamamlamış
2 yaşını tamamlamış
1 yaşını tamamlamış
1 yaş 1 ay
Sığır
2 yaşını tamamlamış
2 yaşını tamamlamış
2 yaşını tamamlamış
3 yaşını tamamlamış
Manda
2 yaşını tamamlamış
2 yaşını tamamlamış
2 yaşını tamamlamış
3 yaşını tamamlamış
Deve
5 yaşını tamamlamış
5 yaşını tamamlamış
5 yaşını tamamlamış
5 yaşını tamamlamış

Tabloda görüldüğü üzere “Sığır” cinsinden kesilecek kurbanlarda Hanefi, Şafii ve Hanbeli Mezhebine göre 2 yaşını doldurup 3 yaşından gün almaları, Maliki mezhebine göre de 3 yaşını doldurup 4 yaşından gün almaları gerekir. Hiçbir mezhebe göre 2 yaşın altında olan sığırların kurban edilmesi caiz görülmemiştir.

Bu noktada, konuya dair farklı değerlendirmelerin bulunduğunu da ifade etmek gerekir. Nitekim Hayrettin Karaman Hoca, koyun türünde kabul edilen “altı ayını doldurmuş ve bir yaşındaki koyun gibi gösterişli olan kuzunun kurban edilebileceği” hükmünden hareketle, sığır cinsinde de iki yaşını doldurmamış olmakla birlikte gelişimi, ağırlığı ve görünümü yeterli olan hayvanların kurban edilebileceği yönünde bir kanaat ortaya koymaktadır. Kendisi bu görüşünü ilgili yazısında da (http://www.hayrettinkaraman.net/makale/0500.htm) dile getirmiştir.

Ancak kanaatimizce bu mesele, fıkıh usulünde yer alan önemli bir kaide çerçevesinde değerlendirilmelidir: “Mevrid-i nassda içtihada mesağ yoktur.” Yani hakkında Kur’an veya Sünnet’te açık bir hüküm bulunan konularda, bu açık beyana aykırı olacak şekilde yeni bir yorum veya içtihada gidilmesi mümkün görülmemiştir.

Kurbanlık hayvanların yaş şartı meselesinde de Peygamber Efendimiz’in şu hadis-i şerifi temel ölçü olarak karşımıza çıkmaktadır:

Müsinne’den, yani yaş sınırına uygun olan hayvandan başkasını kesmeyin. Ancak böyle bir hayvan bulmakta güçlük çekerseniz, bu takdirde koyun türünden ceza’ olanı kesin.

Hadis-i şerifin lafzından anlaşıldığı üzere, yaşını doldurmamış hayvanların kurban edilmesine dair ruhsat yalnızca koyun türü için söz konusu edilmiştir. Diğer hayvanlarda ise “müsinne” olma, yani ilgili yaş sınırını doldurma şartı korunmuştur. Bu nedenle, koyun hakkında verilen özel ruhsatın sığır cinsine kıyas yoluyla genişletilmesi, klasik fıkıh anlayışı açısından ihtiyatla karşılanması gereken bir yorumdur.

Nitekim muteber hadis kaynaklarında yer alan bu rivayetler ve mezhep imamlarının konuya dair içtihatları dikkate alındığında, müsinne olmayan, yani Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre iki yaşını; Mâlikî mezhebine göre ise üç yaşını doldurmamış sığırların kurban edilmesi konusunda oldukça hassas davranılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, açık bir nas bulunduğu halde kıyas yoluyla iki yaşın altındaki sığırların da kurban edilebileceğini söylemek, klasik fıkıh kaynaklarında yaygın kabul gören yaklaşım ile uyumlu görünmemektedir.

Fetâvâ’l-Ezher’de de kurbanlık hayvanlar için belirlenen yaş sınırlarının “tevkîfî” olduğu, yani bizzat Hz. Peygamber tarafından belirlenen ölçülere dayandığı ifade edilmiştir. Bu sebeple, söz konusu yaş şartlarının kişisel değerlendirmelere veya hayvanın fiziki gelişmişliğine göre değiştirilmesinin doğru olmayacağı belirtilmiştir.

Peki, büyükbaş bir hayvanın halk arasında “kapak atma” diye de ifade edilen iki yaşını doldurma durumunu nasıl anlayabiliriz?

Bu hususu tespit etmenin farklı yöntemleri bulunsa da en kolay, en pratik ve doğruya en yakın yöntemlerden biri hayvanın dişlerine bakmaktır. Zira sığırların yaş tayininde ön dişlerin durumu önemli bir gösterge kabul edilmektedir.

Aşağıda yer alan görsellerde de görüleceği üzere, iki yaşını doldurmamış bir sığırın ön dişleri genellikle aynı seviyede, düzgün ve adeta inci gibi bir görünüme sahiptir. Buna karşılık iki yaşını dolduran büyükbaş hayvanlarda ön kesici dişlerde belirgin değişimler görülür; halk arasında “kapak atma” olarak bilinen bu durum, hayvanın yaşını anlamada önemli bir işaret kabul edilir.

Paylaşılan görsellerin bir Kurban Bayramı sonrasında çekilmiş olması ise meselenin ne kadar dikkat gerektirdiğini göstermektedir. Bu nedenle kurbanlık seçiminde hayvanın yalnızca iri, gösterişli veya ağır olmasına değil; dinen aranan yaş şartını taşıyıp taşımadığına da özellikle dikkat edilmelidir. Aksi hâlde, yerine getirilen ibadetin sıhhati konusunda ciddi tereddütler doğabileceği unutulmamalıdır.




2 yaşını dolduran ve kurbanlık olma şartını taşıyan bir hayvanın alameti ön dişlerinin halk arasında “Tavşan diş” diye tabir edildiği şekliyle ön iki dişin aşağıdaki resimlerde görüldüğü üzere diğerlerinden büyük olmasıdır.



2 yaşından sonra her bir yaşını doldurduğunda ise tavşan diş dediğimiz ön iki büyük dişin her iki tarafına birer tane gelmesiyle birer yaşını doldurmuş olur. Aşağıdaki resimler 3 yaşını doldurmuş olanlardır:




6 yaşından itibaren de dişlerin aşınması, diş etlerinin çekilmesi ve seyrekleşmesine bakılarak tahminler yapılabilir.
(Ön iki 



Yaşını doldurmuş, kurban olabilecek bir hayvan ile, yaşını doldurmamış, kurban olarak kesilmesi caiz olmayan hayvanın yanyana görüntüsü:



Namaz ve oruç gibi ibadetlerimizi yerine getirirken nasıl ki farzlarına, şartlarına ve usulüne dikkat ediyorsak; kurban ibadetinde de aynı hassasiyeti göstermemiz gerekir. Çünkü kurban, yalnızca bir hayvan kesiminden ibaret değil; niyet, teslimiyet ve Allah’a yakınlaşma bilinciyle yerine getirilen önemli bir ibadettir.

Bu nedenle kurbanlık hayvanın yaşı, sağlığı ve dinen aranan şartları taşıyıp taşımadığı konusunda özenli davranmak büyük önem taşır. Gösterilen bu dikkat, hem ibadetimizin sıhhati hem de gönül huzuruyla bayramı idrak edebilmemiz açısından gereklidir.

Bu vesileyle, şimdiden Kurban Bayramınızı tebrik eder; bayramın sizlere, ailelerinize ve tüm İslam âlemine hayırlar, bereketler ve huzur getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.

Not: Şahsi fikrim olarak, kurbanlık büyükbaş hayvanların iki yaşını doldurmuş olması şartının hikmetlerinden biri hayvanın bu yaşa geldiğinde neslini devam ettirebilecek olgunluğa ulaşması olabilir.

Yani, iki yaşını dolduran bir büyükbaş hayvan, neslin devamı açısından geride yeni bir yavru bırakabilecek yaşa gelmiş olmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, hayvanların iki yaşından önce kesilmesinin yasaklanması sadece ibadetin şekli bir şartı değil, aynı zamanda hayvan neslinin devamına yönelik bir hikmet de taşıyor olabilir. Çünkü hayvanlar henüz üreme dönemine ulaşmadan kesilecek olursa, zamanla sürünün devamlılığı açısından olumsuz sonuçlar doğabilir.

Elbette bu şahsi bir değerlendirmedir. Konunun uzmanlarının bu meseleye dair açıklamaları olursa ve paylaşırlarsa onların görüşlerini de yukarıdaki metne ekleyebiliriz.


[1] Müslim, “Edâhî” 13; Ebû Dâvûd, “Dahâyâ” 5; Nesâî, “Dahâyâ” 13; İbn Mâce, “Edâhî” 7; Ahmed b. Hanbel, Müsned, III, 312, 327.
[2] Kaynaklar: Serahsî, el-Mebsût, XII, 14; Meydânî, el-Lübâb, III, 235; Merdâvî, el-İnsâf, IV, 75; Affâne, el-Mufassal, 55., Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, VI, 129. Kâdîhan, el-Hâniyye, III, 348. Beğavî, et-Tehzîb, VIII, 39. Merğînânî, el-Hidâye, IV, 357; Mevsılî, el-İhtiyâr, V, 494; Molla Hüsrev, Dürer, I, 269; Ebû Zeyd el-Kayrevanî, en-Nevâdîr ve’z-Ziyâdât , IV, 318-319. İbn Kudâme, el-Kâfî, II, 487; Buhûtî, Şerhu Münteha el-İrâdât, II, 598- 599; Samirî, Müstev’ibe, I,557. Şirbinî, Muğni’l-Muhtâc,IV, 379; Nevevî, Ravzatu’t-Tâlibîn, II, 462; Gazâlî, el-Vecîz fî Fıkhi İmamı Şâfiî, II, 211; el-Firuzâbâdî, el-Mühezzeb, I, 433.

6 yorum:

  1. Teşekkürler hocam. Çok faydalı bir yazı. https://www.facebook.com/MuslumancaYasamaSanati/ adresinde de paylaştım.

    YanıtlaSil
  2. Fotolar özellikle yazıdan dahaetkileyici

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu kurbanda da inşallah çokca resim çekip eklemeyi düşünüyorum.

      Sil
  3. Allah razı olsun bu bilgiler gerçekten çok önemli.

    YanıtlaSil