Bir Kurban Bayramı’na daha yaklaşmanın huzur ve heyecanını yaşıyoruz. Mali yönü bulunan önemli ibadetlerimizden biri olan kurban ibadetinin; bizler, ailelerimiz, milletimiz, devletimiz ve tüm İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını Yüce Rabbimizden niyaz ederiz.
İbadetlerimiz, yalnızca iyi niyetle değil; aynı zamanda dinimizin belirlediği ölçü ve şartlara riayet edilerek yerine getirildiğinde anlam ve değer kazanır. Nasıl ki namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibadetlerde birtakım farzlar, vacipler, şartlar ve usuller bulunuyorsa; kurban ibadetinde de dikkat edilmesi gereken bazı dinî ölçüler ve şartlar vardır.
Bu şartlar, fıkıh kitaplarımızda ayrıntılı bir şekilde ele alınmış ve hangi hayvanların kurban olabileceği, bu hayvanlarda aranacak nitelikler, yaş sınırları ve kusur durumları detaylı biçimde açıklanmıştır. Bu yazımızda söz konusu meselelerin tamamına temas etmeyecek; özellikle ülkemizde genellikle ihmal edildiğini gördüğümüz önemli bir hususa dikkat çekmeye çalışacağız.
Bilindiği üzere kurban olarak kesilebilecek hayvanlar; koyun, keçi, sığır, manda ve devedir. Ancak bu hayvanların kurban edilebilmesi için yalnızca bu türlerden olmaları yeterli değildir. Aynı zamanda dinen belirlenen yaş sınırını doldurmuş olmaları da gerekmektedir. Fıkıh literatüründe bu yaş sınırı “seniyy” kavramıyla ifade edilmiştir.
Hanefi
|
Şafii
|
Hanbeli
|
Maliki
|
|
Koyun
|
1 yaşını tamamlamış,
Gösterişli olursa 6 aydan sonra da kesilebilir
|
1 yaşını tamamlamış
veya ön dişleri düşmüş olmalıdır
|
1 yaşını tamamlamış,
Gösterişli olursa 6 aydan sonra da kesilebilir
|
1 yaşını tamamlamış
|
Keçi
|
1 yaşını tamamlamış
|
2 yaşını tamamlamış
|
1 yaşını tamamlamış
|
1 yaş 1 ay
|
Sığır
|
2 yaşını tamamlamış
|
2 yaşını tamamlamış
|
2 yaşını tamamlamış
|
3 yaşını tamamlamış
|
Manda
|
2 yaşını tamamlamış
|
2 yaşını tamamlamış
|
2 yaşını tamamlamış
|
3 yaşını tamamlamış
|
Deve
|
5 yaşını tamamlamış
|
5 yaşını tamamlamış
|
5 yaşını tamamlamış
|
5 yaşını tamamlamış
|
Ancak kanaatimizce bu mesele, fıkıh usulünde yer alan önemli bir kaide çerçevesinde değerlendirilmelidir: “Mevrid-i nassda içtihada mesağ yoktur.” Yani hakkında Kur’an veya Sünnet’te açık bir hüküm bulunan konularda, bu açık beyana aykırı olacak şekilde yeni bir yorum veya içtihada gidilmesi mümkün görülmemiştir.
Kurbanlık hayvanların yaş şartı meselesinde de Peygamber Efendimiz’in şu hadis-i şerifi temel ölçü olarak karşımıza çıkmaktadır:
“Müsinne’den, yani yaş sınırına uygun olan hayvandan başkasını kesmeyin. Ancak böyle bir hayvan bulmakta güçlük çekerseniz, bu takdirde koyun türünden ceza’ olanı kesin.”
Hadis-i şerifin lafzından anlaşıldığı üzere, yaşını doldurmamış hayvanların kurban edilmesine dair ruhsat yalnızca koyun türü için söz konusu edilmiştir. Diğer hayvanlarda ise “müsinne” olma, yani ilgili yaş sınırını doldurma şartı korunmuştur. Bu nedenle, koyun hakkında verilen özel ruhsatın sığır cinsine kıyas yoluyla genişletilmesi, klasik fıkıh anlayışı açısından ihtiyatla karşılanması gereken bir yorumdur.
Nitekim muteber hadis kaynaklarında yer alan bu rivayetler ve mezhep imamlarının konuya dair içtihatları dikkate alındığında, müsinne olmayan, yani Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezheplerine göre iki yaşını; Mâlikî mezhebine göre ise üç yaşını doldurmamış sığırların kurban edilmesi konusunda oldukça hassas davranılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, açık bir nas bulunduğu halde kıyas yoluyla iki yaşın altındaki sığırların da kurban edilebileceğini söylemek, klasik fıkıh kaynaklarında yaygın kabul gören yaklaşım ile uyumlu görünmemektedir.
Fetâvâ’l-Ezher’de de kurbanlık hayvanlar için belirlenen yaş sınırlarının “tevkîfî” olduğu, yani bizzat Hz. Peygamber tarafından belirlenen ölçülere dayandığı ifade edilmiştir. Bu sebeple, söz konusu yaş şartlarının kişisel değerlendirmelere veya hayvanın fiziki gelişmişliğine göre değiştirilmesinin doğru olmayacağı belirtilmiştir.
Peki, büyükbaş bir hayvanın halk arasında “kapak atma” diye de ifade edilen iki yaşını doldurma durumunu nasıl anlayabiliriz?
Bu hususu tespit etmenin farklı yöntemleri bulunsa da en kolay, en pratik ve doğruya en yakın yöntemlerden biri hayvanın dişlerine bakmaktır. Zira sığırların yaş tayininde ön dişlerin durumu önemli bir gösterge kabul edilmektedir.
Aşağıda yer alan görsellerde de görüleceği üzere, iki yaşını doldurmamış bir sığırın ön dişleri genellikle aynı seviyede, düzgün ve adeta inci gibi bir görünüme sahiptir. Buna karşılık iki yaşını dolduran büyükbaş hayvanlarda ön kesici dişlerde belirgin değişimler görülür; halk arasında “kapak atma” olarak bilinen bu durum, hayvanın yaşını anlamada önemli bir işaret kabul edilir.
Paylaşılan görsellerin bir Kurban Bayramı sonrasında çekilmiş olması ise meselenin ne kadar dikkat gerektirdiğini göstermektedir. Bu nedenle kurbanlık seçiminde hayvanın yalnızca iri, gösterişli veya ağır olmasına değil; dinen aranan yaş şartını taşıyıp taşımadığına da özellikle dikkat edilmelidir. Aksi hâlde, yerine getirilen ibadetin sıhhati konusunda ciddi tereddütler doğabileceği unutulmamalıdır.

Yaşını doldurmuş, kurban olabilecek bir hayvan ile, yaşını doldurmamış, kurban olarak kesilmesi caiz olmayan hayvanın yanyana görüntüsü:

Namaz ve oruç gibi ibadetlerimizi yerine getirirken nasıl ki farzlarına, şartlarına ve usulüne dikkat ediyorsak; kurban ibadetinde de aynı hassasiyeti göstermemiz gerekir. Çünkü kurban, yalnızca bir hayvan kesiminden ibaret değil; niyet, teslimiyet ve Allah’a yakınlaşma bilinciyle yerine getirilen önemli bir ibadettir.
Bu nedenle kurbanlık hayvanın yaşı, sağlığı ve dinen aranan şartları taşıyıp taşımadığı konusunda özenli davranmak büyük önem taşır. Gösterilen bu dikkat, hem ibadetimizin sıhhati hem de gönül huzuruyla bayramı idrak edebilmemiz açısından gereklidir.
Bu vesileyle, şimdiden Kurban Bayramınızı tebrik eder; bayramın sizlere, ailelerinize ve tüm İslam âlemine hayırlar, bereketler ve huzur getirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.

























